Kategori | Hastalıklar

Alerjik Öksürük Bitkisel Tedavisi

Öksürük gerçekte her gün solunumla akciğerlere alınan tozların, taneciklerin ve mikropların tekrar dışarı atılması için vücudun kullandığı bir korunma mekanizmasıdır. Öksüren insanların %20’sinde altta yatan başka bir hastalık bulunmakta olup, %9’unda alerji, %6’sında astım, %3’ünde bronşit, %2’sinde sinuzit saptanmaktadır” dedi.

Alerjik Öksürük Bitkisel Tedavisi Nasıl Yapılır
Doktor Aytekin Ertuğrul, Avrupa’da astım, öksürük ve alerji gibi rahatsızlıkların bıldırcın yumurtası yardımı ile tedavi edildiğini öne sürerek, “Gramajca 5 bıldırcın yumurtası, bir tavuk yumurtasına tekabül etmektedir. Bıldırcın yumurtası 5 kat fazla fosfor, 8 kat fazla demir, 6 kat fazla B1, 15 kat fazla B2 vitamini, 9 kat fazla protein ihtiva ediyor. Güç ve zindelik vermesi, solunum, alerjik astım sorunları için tabii bir antibiyotik olması, lezzeti, salataların, mezelerin süsü, çocuklar için eğlenceli bir vitamin hapı olması ürünün en bilinen özellikleridir. Tavuk yumurtası ile yapılan her şey ve pişirme biçimi bıldırcın yumurtası ile aynen yapılabilir” dedi.

Aytekin Ertuğrul, bıldırcın yumurtasının nasıl kullanılacağını da şöyle anlattı:
“Bir adet bıldırcın yumurtasını bir bardağın içine kırıyorsunuz. Bir kaşık balla karıştırıyorsunuz. Çalkalıyorsunuz. Bir bardak süte tamamlıyorsunuz. Süt oda sıcaklığında veya buzdolabından çıkarıldıktan 10 dakika sonra içilecek. 15 gün süreyle sabahları aç karnına bu kürü yapıyorsunuz. Öksürük kalmıyor, alerjik şikayet kalmıyor. Siz de iyileşme sevincini yaşıyorsunuz. İdame dozu (tedavisi) olarak ayda 5-10 adet yumurta içmeye devam. En az 3 ay.”

Bu çeşit öksürük, sık sık tekrarlar. Hastada, hırıltı vardır. Balgam çıkarır ve nefesini dışarı vermekte zorluk çeker. Öksürük, nasıl olursa olsun, ihmal edilmemesi ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır:
a-1 su bardağı yeni sıkılmış turpsuyu ile 1 çorba kaşığı süzme bal karıştırılır. Temiz bir şişeye konup, 12 saat bekletilir. Büyüklere, saat başı birer tatlı kaşığı; küçüklere ise birer kahve kaşığı verilir.
b-2 su bardağı çiğ süte; 1 tane kuru incir doğranır. Kaynatıldıktan sonra, 20 dakika bekletilip, süzülür. Günde 2 kere, birer çay bardağı sıcak sıcak içilir.
c- 1 su bardağı şalgamsuyuna; 2 tatlı kaşığı süzme bal konur. 5 dakika kaynatıldıktan sonra sıcak sıcak içilir.
ç- 2 su bardağı çiğ süte; ince kıyılmış 5 diş sarmısak konur. 5 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Suyuna; 1 çorba kaşığı bal ilâve edilip, iyice karıştırılır. Günde 3 kere, sıcak sıcak birer kahve fincanı içilir.
d- 6 bardak suya, 1 kahve kaşığı nane, 1 kahve kaşığı kekik, 3 tane papatya çiçeği, 1 kahve kaşığı ıhlamur, 2 tane hatmi çiçeği konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra, temiz bir şişeye süzülür. Günde 3 kere, birer kahve fincanı içilir.
e- 4 bardak suya; 3 tutam kurutulmuş elma kabuğu konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer kahve fincanı içilir.
f-4 bardak suya, 1 çorba kaşığı ıhlamur, 4 tane hatmi çiçeği, 1 limonun kabukları ve 1 tatlı kaşığı tarçın konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra temiz bir şişeye süzülür. Günde 3 kere, birer kahve fincanı içilir.
g- 4 bardak süte, 10 gram salep ve 1 çay bardağı toz şeker konur. Koyulaşıncaya kadar kaynatılır. Günde 2 kere, birer su bardağı içilir. İçerken, üzerine tarçın ve zencefil serpilir.

Öksürük Bitkisel Tedavisi

Alerjik Öksürük Nedir

Şehirli çocuklarda sık görülen, uzun süren, bir türlü geçmek bilmeyen öksürük nöbetlerinin, çoğu zaman alerjik hastalık habercisi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nerin Bahçeciler, alerjik hastalıkların çocukluk çağının en sık rastlanan kronik hastalıkları olduğunu söyledi.Ne yazık ki, alerjik hastalıklar genellikle erken fark edilmiyor ve çocuk işe yaramayan tedavilerle oyalanıyor” diyen Bahçeciler, çocuklarda en sık görülen alerjik hastalıkların egzama, öksürük veya hırıltı, astım, rinit-sinüzit ve besin alerjisi olarak sıralanabileceğini kaydetti.
Alerjik öksürüğü diğer öksürüklerden ayıran en önemli kriter öksürüğün türü (kuru, balgamlı, tek tük, nöbet halinde), zamanı, süresi, antibiyotik ve öksürük şuruplarına yanıtsızlıktır. Aralıklarla gelen, özellikle gece derin uykuda veya sabaha karşı ortaya çıkabilen kuru öksürük nöbetlerinde ilk akla gelmesi gereken tanı alerjik öksürüktür.”
Bazı çocuklarda öksürüğün eforla artabileceğini belirten Bahçeciler, alerjik öksürükte ateş görülmediğine dikkat çekti.

Alerjinin KBB ile ilgili semptomları arasında en sık görülenler burun akıntısı, hapşırma, burun tıkanıklığı, kaşıntı, geniz akıntısı, boğazda gıcık, kronik öksürük, orta kulakta basınç problemleri sayılabilir. Alerjik kişilerde alerjik olmayan kişilere göre daha çok sinüzit, burunda et büyümesi (konka hipertrofisi veya polip), astım ve cilt reaksiyonları görülür.

Muayenede Ne Görülür: Alerjik rinitli hastaların muayenesinde burun akıntısı direk olarak görülebilir. Ayrıca burun içinde soluk renk, saydam salgı artışı, ödem(şiş), eğer varsa et büyümesi görülür. Burun içinin görüntüsü bazen hastanın şikayetlerinin dinlemeden bile teşhis koydurucudur. Ağız içinden bakıldığında geniz akıntısı ve farenjit görülebilir.

Ne Gibi Tetkikler Yapılır : Muayene sonrasında allerjiden şüphelenildiğinde en sık uygulanan tetkik deri testleridir. Ancak bu testlerin negatif çıkması hastada alerji olmadığını göstermez. Deri testlerinde çalışılmayan bir allerjene reaksiyon olma ihtimali veya bir allerjenin ciltten girdiğinde alerji yapmayıp solunumla girdiğinde alerji yapıyor olma ihtimalleri vardır. Deri testleri ile hangi maddeye ne kadar alerji olduğu öğrenilebilir. Bu testlerin dışında kanda İgE denilen bir maddenin miktarı ölçülebilir. Ayrıca cilt testlerine göre daha güvenilir ancak uygulaması zor ve pahalı bazı kan testleri de vardır.

Nasıl Teşhis Konur: Alerjik Rinit teşhisinde en önemli konu hastanın anlattıkları (anamnez) ve muayene bulgularıdır. Bu bulgulara göre alerji teşhisi düşünülüyorsa o hasta alerjik olarak kabul edilir. Deri testeleri ve diğer kan testleri allerjenin ne olduğunu anlmaya yöneliktir. Bu testler negatifte çıksa hastaya alerji tedavisi başlanır.

Nasıl Tedavi Edilir : Alerjik Rinit tedavisinde 3 ana kategori vardır.

1 -Allerjenden korunma

2- İlaç Tedavisi

3 -İmmünoterapi (Aşı Tedavisi)

Allerjenden korunma alerjik rinitin temel tedavi yöntemidir. Ancak bu genellikle mümkün değildir. Hem allerjenin tam olarak belirlenememesi, hem birden fazla maddeye alerji olması hem de allerjen belirlense bile hastanın bu maddeden uzak durmasının mümkün olmaması gibi faktörler tedaviyi zorlaştırır. Ancak yine de hastanın alabileceği bazı önlemler vardır.

- Tozlu ve dumanlı ortmalarda bulunmamak, eğer zorunlu ise maske takmak

- Isı ve nemim ayarlanması

- Polenlerin yoğun olduğu mevsimlerde mümkün olduğunca içeride olmak ve kapı pencerelerin kapalı tutulması

- Ev içinde mümkün olduğunca halı, kilim battaniye yerine deri, vinlex ve plastik eşyalar kullanılmalı

- Evde bitki ev hayvan bulundurulmamalı

- Özel hazırlanmış nevresim ve çarşaflar kullanılması eğer temin edilemiyorsa tüm çarşaf ve nevresimlerindüzenli olarak sıcak su ile yıkanması

- Elektrik süpürgesinin dışarıya toz vernmediğine dikkat edilmesi

- Tüylü oyuncaklardan uzak durulmalı

- Hasta hangi ortam ve durumlarda şikayetlerinin başladığını veya arttığını hissederse ona göre önlemini kendi almalı

İlaç Tedavisi olarak en sık kullanılan madde antihistaminiklerdir. Bu ilaçlar alerjik reaksiyonlarda rol oynayan histamini azaltmaya yöneliktir. Genellikle de çok faydalıdırlar. Allerjene maruz kalmadan önce kullanıldığında daha faydalıdırlar. Özellikle kaşıntı, akıntı ve hapşırma üzerine etkilidirler. Ancak hangi antihistaminiğin hastaya daha faydalı olacağı biraz deneme yanılma yoluyla belirlenir. Artık etkisi azalmaya başlarsa da başka bir antihistaminikle değiştirilmelidir. Bu ilaçların en önemli yan etkisi uyku hali, ağız kuruluğu, çarpıntı, idrar zorluğu, göz içi basıncının artmasıdır. Ancak son kuşak antihistaminiklerde bu yan etkiler oldukça azalmıştır.

Antihistaminklerden sonra faydasının en çok olduğuna inandığım ilaç kortikosteroidlerdir (kortizon). Bu ilaçlar ağızdan ya da kalçadan uygulandığında etkisi daha fazladır ancak yan etkilkeri de dah afzladır. Bu nenle burun spreyi olarak kullanılırlar. Burun spreyi olarak kullanıldığında yan etkisi çok azdır ve etkinliği iyidir.

Ayrıca dekonjestan denilen burun spreyleri ve kromolin adı verilen ve alerjik reaksiyonları önleyen ilçalar da vardır.

İmmünoterapi (aşı tedavisi) hastanın alerjik olduğu maddeyi düşük dozdan başlayarak artacak şekilde hastanın vücuduna verme tedavisidir. Bu şekilde vücut bu maddeyi tanıyarak alerjik reaksiyon göstermememsi prensibine dayanır. Ancak her zaman iyi sonuç vermez. Başlangıçta haftada bir olmak üzere senelerce aşı olmayı gerektirir. Bazen iyi sonuçlar alınmasına rağmen her zaman önerilmez.

Hangi Durumlarda Ameliyat Gerekir: Alerjiye bağlı et büyümeleri ve sinüzitin kronikleşmesi ilaç tedavilerinin başarısını olumsuz etkiler ve bu durumlarda ameliyat gerekebilir

15 total views, 1 views today

Yazar:

- admin 1679 Yazı Gönderdi Bitkisel Tedavisi.


Yazara Ulaşın

Yorum Yazın

Bitkisel Tedavileri Hakkında

Sitemizde Yer Alan Bilgiler bilimsel veri niteliğinde değildir.Bu nedenle uygulamadan önce doktorunuzla yada bir sağlık uzmanı ile görüşmeniz önerilir.Bitkisel kür yada önerilerle ilgili uygulamalar hakkında sitemiz bir sorumluluk kabul etmez. Site Haritası için tıklayınız Sitemiz Kullanan Kişiler İçin Uyguladığımız Gizlilik Politikaları

İlgili Linkler