Arşivi | Bağırsak Hastalıkları

Basurun Bitkisel Tedavisi

Kalın barsağın son kısmı olan rektum ve anüsteki toplardamarların kesecikler meydana getirmesi. Genişleyen toplardamarlar varisler meydana getirerek dışkının vücudu terk ettiği yer olan anüsten çıkabilirler. Bu, basurun ileri devrelerinde olur. Rektum ve anüsün mukoza zarı altında ince mavimsi görünüşlü toplardamarlar, başlangıçta ufak kabartılar teşkil ederler. Bunlara “hemoroidal düğüm” denir. Bu kabartıların büyüklüğü giderek bir kiraz iriliğine erişebilir.Hemoroidler (basur memeleri), yerleştikleri yerlere bakarak iç ve dış hemoroidler diye adlandırılırlar. Anüs büzücü kasının altındakilere (dışarı yanındakilere) “dış hemoroid”; üstündekilere de “iç hemoroid” denilir.

Basur memelerinin ortaya çıkmasında birçok sebepler vardır. Bu rahatsızlıklar genellikle günün çoğunu oturarak geçiren kişilerde meydana gelir. Fazla kilolu olmak, posası az gıdalarla beslenmek, sürekli kabızlık, aşırı hayvani gıda almak, gebelik de hemoroidin diğer sebepleridir. Gebelik esnasında karın alt kısmındaki toplardamarların kan dolaşımının karın içi basıncın artmasıyla güçleşmesinden dolayı, basur memeleri meydana gelmektedir. Gebelikte olanların bir kısmı geçicidir.

Basurun  Bitkisel TedavisiBasur

- Patlıcan sapı;Kemer patlıcanın yeşil sap kısmını 1 bardak suya bir patlıcan sapı hesabıyla kaynatıp bu sudan sabah akşam bir bardak içilir.

-At kestanesi;Kestaneler ezilerek un haline getirilir yemeklerden önce bir çay kaşığı yutulur.Kanayan basurda kanamayı azaltır.

-Çemen yağı;25 gr. çemen unu, 75 gr. zeytinyağı, 25 gr. çörek otu yağı, 300 gr. su karıştırılıp kaynatılır.Suyun tamamı buharlaştığında kalan yağ süzülür.Bu yağ basura sürülür basurdan kaynaklanan şikayetler azalır.

-Civan perçemi pelin otu ile beraber kaynatılıp çayı hazırlanır. Bu çaydan günde bir bardak içmek ve hemoroite sürmek rahatlatıcı etki yapar.

-Ezilerek un haline getirilen kara kavak tomurcukları zeytinyağı ile merhem haline getirilip basur memelerine sürülmesi şişlik ve ağrının çabuk geçmesini sağlar.

-Dereotu ; kahvaltı, öğle ve akşam yemeklerinden 10-15 dakika önce yenilen dereotu basura karşı çok iyi bir çözüm getirmektedir. En az bir ay boyunca uygulanmalıdır.

-Şeftali, çiçekleri kabızlığı giderir. Meyvesi hazmı kolaylaştırır. İdrar yollarını temizler. . Basur memelerinden doğan şikâyetleri giderir.

-Papatya, Bir avuç papatya çiçeği suda kaynatılır, süzülür, süzüntü ılıkolarak içilir. basur memelerinde ağrı kesici, tedavi edici etkiye sahiptir

-Düğün çiçeği,kavak merhemi ile birlikte haricen basur tedavisinde kullanılmaktadır. Karahalile,içerdiği tanen nedeniyle damar büzücü etkisi vardır.Bu etkisi nedeniyle hemoroid tedavisinde kanamaları azaltmak için kullanılır.

-Mazı,kavrulur,dövülür ve şekerle tatlandırılır.sabahları birer kahve kaşığı yutulur. İstenilen miktarda çörekotu tohumu yakılır, elde edilen kül acıdülek suyu ile karıştırılarak uygulanır. Sonbaharda toplanan 500 gr ısırgan otu ve ebegümeci yaprağı ufalanır, 4 lt suda kaynatılır, süzülür,bu sudan sabahları aç karına birer bardak içilir.

-Bir su bardağı ısırgan otu tohumu dövülür ve birkaç tatlı kaşığı balla karıştırılıp sabahları aç karma birer tatlı kaşığı yenir.

- Bir su bardağı kuşburnu meyvası suda kaynatılır, ezilir, şekerle tatlandırılır, sabahları aç karma birer tatlı kaşığı yenir

-Bir kase kuru siyah üzüm havanda dövülür, içyağı ile pomat haline getirilerek basur memelerine uygulanır. Ardıç katranı suda kaynatılır, hasta buharına oturtulur.

-At kestanesi havanda dövülür, günde 3 kez birer çay kaşığı su ile yutulur. Bir su bardağı anason ateşte yakılır, elde edilen külden sabahları aç karma bir kahve kaşığı su ile yutulur.

-Çekirdekleri temizlenmiş birkaç kırmızı biber dövülür, balla tatlandırılıp her yemekten sonra bir tatlı kaşığı yenir. Palamut dövülür,sabah,öğle ve akşam aç karına birer çay kaşığı yutulur.

- Ihlamur,keten tohumu,meyan kökü ve ceviz yaprağının beraber öğütülüp balla macun yapılıp yemeklerden 1 saat önce 1′er şeker kaşığı yenilmesi şikayetleri geçirir.

-Bir su bardağı mayasılotu kökü suda haşlanır, süzülür, bu haşlama suyu ile lavman yapılır.

-Bir avuç taze bamya ile birkaç adet ceviz yaprağı su ile haşlanır, süzülür, haşlama suyu ile lavman yapılır.

-Patates soyulur, çiğ olarak rendelenir, hemoroid memelerine haricen uygulanır.

-Bir patlıcan ateşte pişirilir, ezilir, bir beze yayılarak ılık olarak hemoroid memelerine uygulanır.

Ahmet Maranki’ den basur için öneriler:

** 1 bardak kaynar suyun içine  10 gram siyah üzüm yaprağı konur. 10 dakika boyunca bekletilir. Daha sonra günde 2 bardak içilir.

** Semizotu, krem kıvamına getirilip basurun üzerine sürülmelidir.

** Zeytin yağı ( saf olmalıdır)  ılık kıvama gelinceye kadar ısıtılır.  Sabahları aç karnına 50 gram içilir. Bir kaç gün boyunca buna devam edilmelidir.

** 1 bardak suyun içerisine bir tutam ince bir şekilde kıyılmış maydanoz konularak 5-10 dakika boyunca kaynatılır. 1o dakika kaynadıktan sonra 20 dakika bekletilir.  Basurlu bölge bu karışımla ıslatılır.

** 1 bardak kaynamış suya, 2 gram papatya konulur. 10 dakika bekleyen bu karışıma pamuk batırılarak basurlu bölge, pansuman edilir.

** 1 bardak kaynamış suya 4 gram, rezene tohumu konur. 10 dakika bekletilen bu karışımdan günde 2-3 bardak içilir.

** Patatesi makata konulacak bir şekilde dilimleyerek, gün boyu makatta bekletiniz.

** Patetesi rendeleyip, püre kıvamına getirerek,  basurlu bölgeye koyarak günde 2-3 kere bu uygulama yapılır.

Hemoroide hastalığında tüketilmesi önerilen gıdalar:

-Kepekli ekmek;daha doğaldır ve barsakta posa bıraktığı için kabızlığı engelleyerek faydalı olur her zaman beyaz ekmeğe tercih edilmeli.

-Sebze :Her yemekte olabildiğindce fazla tüketilmelidir barsakta posa bıraktığı için barsağın rahat çalışmasını sağlar ve kabızlığı engeller.

-Meyve :imkanlar dahilinde her akşam meyve tüketilmeye çalışılmalıdır,sebze gibi barsakta posa bıraktığı için barsağın rahat çalışmasını sağlar ve kabızlığı engeller.

-Kayısı : Kabızlık tedavisinde kayısının ayrı bir yeri vardır,diğer meyvelerden farklı olarak kayısı barsak hareketlerini artırarak kabızlığı çözer.kayısı taze,kuru,komposto veya kayısı suyu olarak tüketilebilir ve hepsi etkilidir.

Tüm bunlara rağmen kabızlık problemi çözülemiyorsa her akşam 1-2 su bardağı kepek çorba veya ayran ile karıştırılarak yenilebilir.

16 total views, no views today

Kategori Bağırsak HastalıklarıYorumlar (0)

Kolit Bitkisel Tedavisi

Kalın bağırsağın iltihabi hastalıklarına kolit denir. En bilinen türü ise ülseratif kolittir. Ülseratif kolit birçok hastalıkla benzer özellikler taşır. Hastanın kliniği, laboratuar, endoskopik tetkik ve biyopsi, radyolojik tetkikler ve histopatolojik tetkik, hastalıkların ayırıcı tanısında birlikte değerlendirilmesi gereklidirler. İnce bağırsak ve kalın bağırsağın enfeksiyonları, AIDS, bağırsak parazitleri, bağırsak fıtıklaşmaları sonucu oluşan divertikül denilen bağırsak cepleşmelerinin iltihaplanması (divertikülit), kanser hastalarının tedavisinde kullanılan radyasyona bağlı gelişen radyasyon koliti, birçok hastalıkta kullanılan antibiyotikler, bazı romatizma ilaçları, bazı romatizmal hastalıklar ülseratif kolit benzeri hastalıklara neden olurlar.

Ülseratif kolit nedeni bilinmeyen ve bağırsaklarda kronik iltihabi değişikliklere neden olan stres, sıkıntı, sigara, enfeksiyonlar gibi birçok faktörle nükslerle seyreden kronik iltihabi bir bağırsak hastalığıdır. Hastalığın görülme oranı kadın ve erkeklerde hemen hemen eşit seviyededir ve daha çok 15–30 yaşları arasında görülür. Ayrıca hastalık genetik geçiş gösterir, yakın akrabalarda ve hasta ebeveynlerin çocuklarında hastalığın görülme sıklığı artar.

Kolit Bitkisel TedavisiKolit

Ahmet Maranki, kalın bağırsak problemleri için, faydalı bilgiler verdi.

* 1 tatlı kaşı kahvenin içine, bir kaç damla limon damlatıp günde 1 sefer yutun.

* Narın kabukların sakın atmayın. Onları kuruttuktan sonra, öğütüp toz haline getirin. Bu nar kabuğu tozunu, kahve pişirir gibi pişirin. Afiyetle için.

* Evinizde buğday nişastasını eksik etmeyin. Nişasta ile muhallebi yapıp, 1 bardak yiyin. Kalın bağırsakları temizler. Bağırsaktaki mikropları temizleyene kadar devam edin.

Kalın bağırsak iltihaplarına karşı aşağıdaki reçeteleri uygulayabilirsiniz.

*Kuzukulağı pişirilerek yenir

*Palamut – pelit meyvesi – toz haline geti-lir, birer kaşık yutulur

*Birer tane yumurta içilir

*Birer tatlı kaşığı meste ki yutulur.

*Hatmi kökü kaynatılır, birer bardak İçilir

*Ebegümeci pişirilerek yenilir

*Papatya çiçeği toz haline getirilir, birer tatlı kaşığı yutulur

*Birer bardak süt İçilir

*Kiraz ağacı sakızı 5per gr. yutulur.

*Birer bardak kadın tuzluğu suyu içilir.

*Anason ve kuru üzüm kaynatılır. Bir su bardağı alınır. Birer fincan susam yağı İte İçilir»».

*Birer bardak gül şurubu içilir»”.

*5 -10 gr. günlük, kuru üzüm ile birlikte yemeklerden kırk dakika önce yenir*

*Nar çiçeği bal ile macun yapılır, birer kaşık yutulur

*Keçi sütü kaynatılır, hafif pirinç İlâve edilerek içilir

*Birer bardak erik hoşafı İçilir

*Karabaş otu kaynatılır, birer bardak İçilir

*Havacıva kaynatılır ve İçilir

*Birer bardak kızılcık suyu içilir

20 total views, no views today

Kategori Bağırsak HastalıklarıYorumlar (0)

Polip Bitkisel Tedavisi

Sindirim sisteminin iç yüzünde gelişen çıkıntı şeklinde bazı oluşumlar vardır. Bunlar kalın bağırsağın iç kısmının yüzünden polip olarak gelişebilmektedirler. İleride kanserleşebilme riski vardır. Poliplerin sayısı arttıkça kanser riski de artmaktadır. Kanseri ortadan kaldırmak için polip lerin aldırılması gerekir, yada şifalı bitkilerle polip oluşumuna son vermeniz gerekir. Eğer bitkisel formül dışında bir tedavi düşünüyorsanız, mutlaka doktor başvurmalısınız. Bu konu hashas ve ciddi bir konu olduğu gibi kanser gibi, zor bir hastalığa sizi sürükleyebilir. Kolonoskopi yaptırmanız gerekiyor, en yakın sağlık kuruluşunda gerisini, uzman doktorlar halledecektir.

Polipler, kalın bağırsağın en sık görülen hastalıklarından biridir. Sağlıklı insanlar üzerine yapılan bir araştırmada erişkin bireylerin kalın bağırsağında %15-20 oranında Polip tesbit edilmiştir. 50 yaş üzerindeki bir bireyin kalın bağırsağında Polip görülme olasılığı daha da artmakta ve oran %40-50 lere ulaşmaktadır. Polipler kalın bağırsağın daha çok son kısımlarında (sigmod kolon ve rektum) gözlenir.

Polip Bitkisel TedavisiPolip

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu rahimdeki poliplere karşı soğan suyu kürünü tavsiye ediyor.

MALZEMELER:

2 su bardağı klorsuz kaynar su

1 orta boy sarı kabuklu soğan ( kırmızı ve mor soğan değil )

HAZIRLANIŞI:

Bir orta boy sarı kabuklu soğanı (kırmızı ve mor soğan olmaz) dörde böldükten sonra 2 su bardağı klorsuz kaynar suya koyup 5 dakika kaynatın. Ilıyınca içine tatlandırmak amacıyla başka bir şey katmadan öğle ve akşam yemeklerinden önce birer bardak suyunu için.

Soğan suyu kürü adet döneminde de uygulanabilir. Ancak etkili olması için uygun zaman adet bitiminden en erken 7 gün sonrasıdır. Soğan suyu kürünü uyguladıktan sonra ikinci adetinizi görmeden 10 gün önce tekrar 5 gün veya 7 gün bu soğan suyu kürünü uygulamalısınız.

Hamile kalmak için bu kürün ardından kuru incir kürünü uygulanmalıdır. Bu kür erken menopoz , çikolata kisti, 3 cm. den küçük miyomlar, adet düzensizliği,vajinal akıntı ve polikistik over problemi olan olan kadınlar için de mükemmel bir çözümdür. Yumurtalıklarda oluşan kisti tamamen ortadan kaldırmaktadır.

 

Polip hastaları nasıl beslenmeli?

Altmışlı yaşlarda sık sık görülen polip riski, hastada en az üç defa tüketilen baklagiller ve haftada en az bir defa tüketilen kahverengi pirinç ile önlenebilir. Yapılan ilmi araştırmalar sonucunda uzmanların elde etmiş oldukları bu bilgilerin yanı sıra polip riskini önlemede kuru meyve tüketiminin de önemi bulunur.

Polip hastaları her gün yeşil sebze tüketmeli, Omega 3 bakımından zengin beslenmeli ve selenyum içeren gıdalara ağırlık vermelidir. Bağırsak poliplerine karşı beslenmenize son derece dikkat etmenizde yarar var. Ayrıca uzmanlar 50 yaşından sonra herkesin dışkıda gizli kan araması ve endoskopik yöntemlerle sağlıklarını takip ettirmelerini önermekteler.

 

17 total views, no views today

Kategori Bağırsak HastalıklarıYorumlar (0)

Kabızlık İçin Bitkisel Tedavisi

Kabızlık,barsak hareketlerinin seyrek veya yetersiz olmasıyla ortaya çıkan bir durum. Dışkılama sayısı kişiler arasında farklılık gösterir. Kabızlık halinde dışkılama sayısı azalır; dışkı, sert ve düzensiz şekillidir. Sıklıkla karın ağrısı, aşırı gazlanma görülür. Hasta, dışkılama hissi olmasına rağmen, boşalamaz ve sıkıntı duyar.Kabızlığın farklı sebepleri olmakla birlikte, büyük bir kısmı şahsın tuvalet alışkanlığı, şahsiyeti, psikolojik durumuyla ilgilidir. Titiz ve her şeyin en iyisini yapmaya büyük gayret gösteren şahıslarda daha sık görülür. Üzüntü, heyecan gibi hallerde ortaya çıkabilir.

Şahsın beslenme alışkanlığı da kabızlık yapabilir. Posasız gıdalarla beslenme buna bir sebep teşkil eder. Ayrıca yetersiz su ve mayi alınması kabızlığın en mühim sebeplerindendir. Yine hareketsizlik, dışkılama isteğini baskılamada zemin olabilir.Tiroit bezinin yeterli çalışmadığı, kanın kalsiyum seviyesinin yüksek olduğu hallerde, depresyon gibi bazı psikiyatrik durumlarda, basur hastalığında kabızlık görülebilir. Bunların dışında kabızlık ve buruntuya sebep olan kalın barsak kanseri de sebepler arasında düşünülmelidir. Dışkının kanlı olması, kalın barsak kanserinin lehinedir. ancak çok zor dışkılama sırasında, basur gibi hastalıklarda da dışkıda kanın görülebileceği unutulmamalıdır. Basurdaki kanama, dışkılamanın sonunda taze kırmızıdır. Kanserdeki kanama, dışkıyla tamamen karışıktır ve sonra gelmez, daha da koyu renktedir. Kabızlığın tedavisi için sebebinin tam olarak anlaşılması gerekir. Yukarıda belirtilen bazı hastalıkların tedavisi, belirtileri arasında olan kabızlığı da ortadan kaldıracaktır. Bunun yanı sıra kabızlık çeken şahıslara posalı yiyecekler ve yeterli mayi alınması, düzenli beslenme, her gün aynı saatte ve düzenli tuvalete gitme, tuvalette belli bir süre bekleme, beden hareketleri, özellikle karın kaslarının çalıştırılması tavsiye edilir.

Kabızlık İçin Bitkisel Tedaviler Kabızlık

*İncir,kayısı gibi (yaş veya kuru) meyvelerden günde 3-4 tane yemeniz bağırsaklarınızın daha iyi çalışmasını sağlar.

*Günde 1 çorba kaşığı zeytinyağı sadece bağırsaklarınızın daha iyi çalışmasını sağlamaz kanserden korumak gibi başka faydalar da sağlar.

*Ayısarımsağı: Ayısarımsağı sindirimi uyarır ve kabızlığa karşı etkili bir ilaçtır. İlkbaharda bitkinin yeşil yaprakları toplanarak güzelce yıkanır ve ince kıyılarak çiğ yenir. Genelde maydanozla süslenip lezzet katılan yemeklerin tümüne ayısarımsağı yaprağı da serpiştirilebilir.

*Isırganotu: Isırganotu çayı dışkılamayı destekler. Sabahları kahvaltıdan yarım saat önce 1 bardak ısırganotu çayı içilir. Günün geri kalan bölümüne dağıtılarak da 2-3 bardak çok sıcak ısırganotu çayı yudumlanarak içilir.

*Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış yaprak, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür ve tatlandırılmadan içilir!

*Civanperçemi: Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Gün boyunca 2-3 bardak taze demlenmiş çay yudumlanarak içilir.

*Ceviz: Ceviz yaprağı çayı da kabızlığa karşı etkili bir ilaçtır. Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış ceviz yaprağı, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 1 bardak çay aç karnına yudumlanarak içilir.

*Hindiba(Cichorium intybus): Mavi çiçekli hindiba türüdür. Bir tatlı kaşığı ince kıyılmış mavi çiçek, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Sabahları aç karnına yarım veya bir bardak çay soğutulmadan yudumlanır.

*Tavşancılotu(Heracleum sphondylium): Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış tavşancılotu yaprağı, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Gün boyunca 2-3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan yudumlanır.

*İsveç Şurubu: Yukarıda önerilen bitki çaylarından birine karıştırılarak, günde 3 çay kaşığı veya 3 tatlı kaşığı dolusu İsveç Şurubu alınır.

*İncir ve erik: Kuru incir ve kuru erik akşamdan soğuk suya yatırılır, sabahleyin ısıtılır ve kahvaltıdan önce yenir.

*Keten tohumu: Sindirim normalleşene kadar, her öğünde, biraz suyla birlikte 3 yemek kaşığı dolusu keten tohumu çiğnenmeden yutulur.

*Taze su: Kahvaltıdan önce içilecek bir bardak taze kaynak suyu bağırsakları uyarır ve böylece dışkılamaya yardımcı olur.

*Adaçayı,kekik sinameki gibi bitkiler bağırsak hareketlilğini artırır.Bu bitkileri birlikte veya ayrı ayrı demleyerek içebilirsiniz.

*Keten tohumu yine bağırsak faaliyetlerini artıran ve kabızlığa iyi gelen bitkilerdendir.

*Yoğurt- reklamlarda bahs edilen süper ,hiper,muhteşem yoğurtlara ihtiyacınız yok sıradan bildiğimiz yoğurt (ne kadar doğal olursa o kadar iyi) bağırsaklarda bulunan faydalı bakteriler için çok önemlidir.Gece yatmadan önce 1 kase yoğurt hem bağırsaklarınızı çalıştırır hem genel sağlığınıza iyi gelir.

*Su insan vücudunun % 80 ini oluşturur.Yeterince su içilmediği takdirde ortaya çıkabilecek sorunlardan biri de kabızlık olabilir.Günde 3-4 litre su için.Su vücudun genel sağlığı için en önemli maddelerden biridir.Günde 3-4 litre su içmek başka hastalıklara da çözüm olabilir.

*Diyetinizde lif açısından zengin gıdalara yer verin,yeşil sebzeleri diyetinizde bolca bulundurun.Bolca sebze meyve tüketin.Günde 1 çay kaşığı tarçınla lif ihtiyacınızı büyük oranda karşılayabilirsiniz.

*Aloe Vera jeli sindirim sisteminizin temizlenmesine ve bağırsaklarınızın daha iyi çalışmasına yardımcı olur.

*Folik asit kabızlığa iyi gelir.

*Zencefil çayı bağırsakların çalışmasını sağlar.

*Alaturka tuvaleti tercih edin.Bağırsak kaslarının daha iyi çalışması sağlanır.

Kabızlık için Pratik Bitkisel Formüller :

* 1 su bardağı kaynar su içine 5-6 yaprak sinemaki yaprağı, birer çay kaşığı anason ve rezene havanda ezilerek konulur. 15 dakika demlenerek; aç karnına günde 1-2 bardak içilir.
* Sıcak bal şerbeti içilir.

* Günde 1 defa açken; 1 tatlı kaşığı keten tohumu tozu suyla içildiğinde bağırsakları çalıştırmaktadır.

* Kayısı, erik, incir kurusu ve taze incir bağırsakların çalışmasını hızlandırır.

* 1 bardak suya 10 gram parçalanmış keçiboynuzu konulur ve 10 dakika kaynatılır. Bu karışımdan günde 3 bardak içilir.

* Lahana yaprakları sıkılarak elde edilen sudan; sabah akşam aç karna, öğle ve gece yatarken birer bardak içilir.

* Lahana yaprakları 10 dakika kadar kaynatılır ve süzülür. Bu sudan günde 2-3 bardak içmek fayda sağlar.

* Yarım litre suya 3 tatlı kaşığı çayır papatyası konulur. 8 saat bekletilir ve 1 günde tüketilir.

* 15 kadar taze gül yaprağı haşanır, tatlandırılıp içilir.

* 5 gram kiraz yaprağı, 1 bardak kaynar suya konulur. 10 dakika bekletilip günde 3 bardak içilir.

*Pırasa, erik, kiraz, üzüm, zeytinyağı ve şalgam kabızlığa iyi gelir.

* Elma yemeklerden önce yenilince kabızlığı giderir.

*Erik’in kurutulmuşu kabızlığa karşı iyi bir ilaçtır. Erikleri akşamdan ıslatıp sabah aç karnına yemek, üzerine de suyunu içmek yararlı olur.

* Fesleğen tohumları kaynatılarak içilirse kabızlığa iyi gelir. Frenk üzümü yapraklarından yapılan çay kabızlığa iyi gelir.

* Gül yapraklarının dip kısmı kesilmeden reçel yapılırsa kabızlığa iyi gelir.

55 total views, no views today

Kategori Bağırsak HastalıklarıYorumlar (1)

Kıl Kurdu Bitkisel Tedavisi

Etken sarımsı-beyaz renkte küçük bir parazittir. Yaşam süresi ortalama 2 aydır. Dişiler geceleri anüse doğru hareket ederek yumurtalarını anüs çevresine bırakırlar ve ölürler.
Özellikle anüs ve etrafının kaşınması ile etrafa saçılan yumurtalar uygun ısı ve nemli ortam bulduklarında, altı saat içinde içlerinde kurtçuk bulunan bulaştırıcı yumurtalar haline dönüşürler.

Kıl Kurdu Tedavisinde Kullanılan Bitkiler

Kıl kurdu için bitkisel tedavi

Kıl Kurdu TedavisiMalzemeler:

- Havuç,

- Soğan,

- Kuşkonmaz,

- Patlıcan unu,

- Sarımsak,

- Zeytinyağı,
- Sirke,
- Süt.

Hazırlanışı ve kullanım şekli:

- Rendelenmiş havuç, dövülmüş soğanla birlikte suda kaynatılır. Süzülerek elde edilen sıvıya sirke ilave edilerek karıştırılır. Hazırlanan bu karışımla makat, rahatsızlık süresince günde iki sefer yıkanır.

- Kuşkonmaz, zeytinyağı ile birlikte dövülerek ezilir. Elde edilen karışıma kurutulmuş patlıcan unu ilave edi­lerek merhem kıvamına gelinceye kadar süt ile yoğrulur. Hazırlanan merhemden rahatsızlık süresince günaşırı ma­kata sürülür.

- Sarımsaklar dövülüp ezildikten sonra süt ile pişirilir. Süzülerek elde edilen sıvıdan yemekten sonra ve yat­madan önce bir fincan ısıtılarak içilir.

- Rahatsızlık süresince makat, her gün üç saat ara ile sirkeli su ile yıkanarak lavman yapılır.

Kıl Kurdu Nedir

Kıl kurdu, ip şeklinde dişileri 10, erkekleri 3 mm boyunda olan nematodlar grubundan bir bağırsak parazitidir. İnsana özgü bir parazit olan kıl kurdunun ara konağı yoktur. İnsan kalın bağırsağında, özellikle çekum ve rektum bölgesinde, nadiren ince bağırsağın son kısımlarında yaşar ve enterobiosise neden olur.

Kıl Kurdu Neden Olur

Kıl kurdu insandan insana ya da otoenfeksiyonla bulaşır. Alınan dişi ve erkek yumurtalar barsakta çiftleşir, oluşan dişi parazitler gece uykudan 2-3 saat sonra makat bölgesine (perianal bölge) gelerek yumurtalarını bırakırlar. Bırakılan bu yumurtalar ortalama 6 saat sonra açılırlar ve yeni parazitler böylece ortaya çıkmış olur. Yeni parazitler tekrar barsağa geçip erişkin hale dönüp çiftleştikten sonra dişi parazitler tekrar yumurta bırakmak için makat bölgesine gelirler. Parazitin tedavisi yapılmazsa hayat döngüsü bu şekilde devam eder.

Kıl kurdu tüm yaş ve sosyoekonomik gruplarda görülmekle beraber, çocukluk çağında özellikle 5–14 yaş arasında daha sık görülür. İnsanlardaki en yaygın parazittir. Ağız yoluyla alınan yumurtalar ince bağırsakta açılır, barsak mukozasına yapışarak, kan ve organik maddelerle beslenirler. En fazla dikkat çeken bulgu, geceleri anüs çevresindeki kaşıntıdır.

Ayrıca; burun kaşıntısı, diş gıcırdatma, uyku düzensizlikleri ve kâbus görme de bulunur. Özellikle körbağırsağa yerleşen bu asa­lak çocuklarda kıl kurdu daha sık görülür. 4-10 cm uzunluğunda ve beyaz renklidir. As­karis gibi aynı eşeylidir. Oksiyür olarak da bilinen bu asalak yuvarlak solucanlar (Aschelminthes) grubunda yer alır. Bilimsel adı Oxyuris vermicularis’tir. Döl­lenmiş dişi gece olunca anüs dışına çıkarak anüs çevresine yumurtlar ve ölür. Bu yumurtalar 6 saatte insan için bula­şıcı hale gelir. Ağız yoluyla alınan bula­şıcı yumurtalar bağırsakta açılır ve lar­valar erişkin biçimlerini alıp körbağır­sağa yerleşir. En önemli belirti anüs ve çevresinde geceleri artan kaşıntıdır. Ayrıca iştahsızlık, kilo kaybı, karın ağrısı ve ishal görülür. Kadınlarda üreme or­ganı rahatsızlıktan ortaya çıkabilir. Ta­nı anüs çevresinde kümelenen yumurtaların görülmesine dayanır.

Belirtileri arasında en dikkat çekicisi özellik, geceleri olan makat kaşınmasıdır. Bunun sebebi yumurtalarını bırakmak için olgun dişi parazitlerin aşağılara doğru hareket etmeleridir. Huzursuzluk uykusuzluk yatağını ıslatma diğer şikayetlerdir. Kaşınma neticesinde makat bölgesinde ekzama ve iltihabi yaralar teşekkül edebilir. Sabahları ağızdan su akıp yastığı ıslatır.

Bulaşımı

Bulaşma genellikle insandan insana ya da otoenfeksiyon ile olmaktadır. Bulaşma tırnak yeme, hijyen eksikliği veya yetersiz el yıkama sonucunda meydana gelebilmektedir. Bunun dışında enfekte yumurtalar ile kontamine olan çarşaflar, kıyafetler, yatak odası eşyaları ve bu eşyaların hareketi ile dağılan yumurtaların havadan solunum yolu ile alınması ile bulaşma olabilir. Ayrıca kanalizasyon suyu ile sulanan meyve ve sebzelerin iyi yıkanmadan tüketilmesi sonucunda bulaşma olmaktadır. Parazitin vücuda girmesi, parazit yumurtalarının alınmasıyla, yani ağız yoluyla olur. Alınan parazit yumurtaları barsaklarda açılır. Yumurtalardan çıkan erkek ve dişi parazitler çiftleştikten sonra, dişi parazitler yumurtalarını bırakmak için kişinin makat bölgesine göçer. Makat bölgesine bırakılan yumurtalar 6 saat içinde açılır ve yeni parazitler ortaya çıkar. Yeni parazitler tekrar barsağa göçer. Olgun hale geldikten sonra yumurta bırakmak için yine makat bölgesine gelirler. Eğer hastalık tedavi edilmezse bu döngü devam eder. Erişkin kıl kurtları anüsünüzün etrafındaki alanda yumurta bıraktıkları zaman, anal bölge genellikle, bazen şiddetli bir biçimde kaşınmaya başlar. Kaşıntılı bölgeyi kaşıdığınız zaman, mikroskobik yumurtalar parmaklarınıza takılır, buradan besin, sıvı veya başka insanlar gibi diğer yüzeylere aktarılır. Kıl kurdu yumurtları haftalarca bu yüzeyler üzerinde hayatta kalabilir. Yumurtanın başka bir kişinin ağzına, yumurta bulaşmış içecek, besin veya eller ile ulaşması üzerine enfeksiyon başlar.

Enfeksiyon

Kıl kurdu enfeksiyonu (Enterobiosis), vücuttaki parazit sayısına bağlı olarak sessiz seyredebilir. Fakat birden çok sistemi ilgilendiren belirtilere de yol açabilir. Sindirim sisteminde yaşayan E. vermicularis, sindirim sistemi, sinir sistemi, ürogenital sistem, deri ve kan tablosunda bazı değişiklik ve belirtilere sebep olur. Belirtiler arasında en dikkat çekicisi, bilhassa geceleri olan makat kaşınmasıdır. Bunun sebebi yumurtalarını bırakmak için olgun dişi parazitlerin aşağılara doğru hareket etmeleridir. Huzursuzluk, uykusuzluk, yatağını ıslatma diğer şikayetlerdir. Kaşınma neticesinde makat bölgesinde egzema ve iltihabi yaralar teşekkül edebilir. Ayrıca, dientamobea fragilis gibi parazitlerin taşıyıcılığını da yaparak diğer parazitlerin insanda yerleşmesine zemin hazırlamaktadır.

Belirtiler ve semptomlar

Vücuttaki parazit sayısı ve konağın bağışık durumuna bağlı olarak enterobiosis asemptomatik (hafif kıl kurdu enfeksiyonları) olabileceği gibi en bilinen semptomları olan anal veya vajinal bölgede kaşıntı, burun kaşıntısı, gece ağızdan salya akması, diş gıcırdatması, uykusuzluk, asabiyet ve huzursuzluk, aralıklı karın ağrıları ve bulantı gibi, muğlak mide ve bağırsak semptomları ile karsımıza çıkabilir.

Komplikasyonlar

Tipik kıl kurdu enfeksiyonları ciddi sorunlara neden olmaz. Nadir durumlarda, ağır enfeksiyon nedeniyle komplikasyonlar gelişebilir:
İdrar yolu enfeksiyonu: Kadınlarda daha yaygın olan idrar yolu enfeksiyonlarının nedeni bazen ağır kıl kurdu istilasıdır. Parazit mesaneye de göçerek, sistite neden olabilir.
Peritoneal boşlukta enfeksiyon: Kadınlarda veya kızlarda, parazit anal bölgeden vajinaya, oradan rahme, fallop tüplerine ve leğen kemiği boşluğundaki organların etrafında bulunan alana geçebilir. Bu durum vajinite, endometrite veya başka sorunlara sebebiyet verebilir.
Kilo kaybı: Çok sayıda erişkin kıl kurdu bağırsağınızda yaşadığı zaman, kilo vermenize yetecek kadar karın ağrısına neden olabilir ve buna yetecek kadar besin tüketebilir.

Önleme

Kıl kurdu enfeksiyonları en yaygın olarak, parazit yumurtalarının bulaştığı parmaklar aracılığı ile yayılır. Enfeksiyon kapma veya yayma riskini azaltmak için, Tırnaklar kısa tutulmalı, dışkıya el sürülmeden temizlik yapılmalı, umumi musluklarla fazla temastan kaçınılmalı, mümkünse sıvı sabun kullanılmalıdır. Kıl kurtları enfeksiyon bulaştırma yetilerini yüzeyde haftalar boyunca koruyabildiklerinden ötürü, yatakları yıkayın ve banyoları düzenli olarak temizleyin, iç çamaşırlarınızı günlük olarak değiştirin.

17 total views, no views today

Kategori Bağırsak HastalıklarıYorumlar (0)

Hemoroid Patlıcan Tedavisi

Aslında hemoroid, makat içinde yerleşmiş olan toplardamar yumağının yapısında görülen doku kalınlaşması ve sarkmasıdır. Yani makat içerisinde meydana gelen meme oluşumlarıdır.

Hemoroidler, makatta iki bölgede olurlar. Makatın dışından içeriye doğru ilerlenildiğinde, deri hücrelerinin kalın bağırsak hücrelerine dönüşmekte olduğu geçiş bölgesi bu iki bölge arasındaki sınırı belirler. Bu sınır, dişli bir çizgi halindedir.

Hemorid  Tedavisinde Patlıcan Kullanımı

Bu başlığı okuyunca hepinizin yüzünde bir gülümseme oluştuğunu görüyorum ama aklına geldiği gibi uygulanmıyor,aşağıda size gerekli bilgileri yazdım

Hazırlama:On tane patlıcanın yeşil sap kısımlarını iyice yıkayıp içinde on bardak su bulunan tenceremizin içine atıyoruz ve kaynatmaya başlıyoruz.su kaynamaya başladımı kısık ateşe alıp yarım saat bekliyoruz.sonra ateşi kapayarak soğumasını bekliyoruz tabi tenceremizin kapağı kapalı olucak.soğuması tamamlandıktan sonra patlıcan saplarını çöpe atıyoruz ve patlıcan sapı suyunu buz dolabına koyuyoruz.

Uygulama

-Sabah ve akşam aç karına birer bardak içiyoruz.

Beş gün boyunca bu işleme devam ediyoruz.bu süreçte hemoroid basuru harekete geçirecek gıdalardan da uzak durmamız gerekiyor.

Hemoroid Bitkisel Patlıcan Tedavisi

Hemoroid Nedir

Eğer hemoroid bu çizginin üst tarafında yer alıyorsa buna iç hemoroid, alt kısmında bulunuyorsa dış hemoroid adı verilir. Hemoroid yapılarında erkek veya dişi özellik yoktur. Dış hemoroidler, makat dışında bulunur ve dairesel yapıya sahiptirler. Tromboz’dan başka, çok fazla bir soruna sebep olmazlar.

İç hemoroidlerin sayıları ve bölgedeki yerleşimi, kişiden kişiye değişiklik gösterebilmektedir. Fakat yine de genel kural olarak üç türü bulunur. Bunları sıralayacak olursak; Sol yanda, sağ önde ve sağ arka bölgede yerleşimli hemoroidlerdir. Basur diye bildiğimiz bu büyük sıkıntıya sebep olan etken işte bu iç hemoroid tabakalarıdır.

Hemorid Teşhis

Hemoroidin teşhisi, bu bölgede yapılacak bir muayene sonucunda konulur. Eğer gerekirse rektoskopik muayene de (aletler yardımıyla anal bölgeye bakılır ve kalın bağırsağın son bölümüne bakılarak) yapılabilir. Hemoroidin belirtileri anal bölgede görülen diğer hastalıkların belirtileri ile benzer olduğundan muayene olmadan kesinlikle hemoroid tedavisi uygulanmamalıdır.

Aksi ispat edilinceye dek makat bölgesinden gelen her türlü kanın, kanser belirtisi olabileceğini düşünmek gerekir. Bu dikkatle değerlendirilmesi gereken bir konudur. Bu bölgede bu tür belirtilere sebep olabilecek çok sayıda hastalık çeşidi olduğu için, durumun mutlaka uzman bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.

Bu tür kanamalar ihmale gelmeyecek uyarılardır. Kanamalı hemoroidler, ilaç tedavisine ya da aktarlarda satılan alternatif  tedavilere cevap verebilecek durumda olan hemoroid türleri değildir. İlerlemiş oldukları için mutlaka doktora gitmek gereklidir. İhmal edilmeleri daha da ilerlemelerine veya başka diğer büyük sorunların meydana gelmesine sebep olabilir.

Hemoroidin Nedenleri Nelerdir?


Başta kabızlık olmak üzere; uzun süre ayakta durma, gebelik, uzun süre oturarak çalışma, aileden gelen yatkınlık, karaciğer sirozu, ishal, bazı tümörler, karın içinde basınca sebep olan bazı rahatsızlıklar hemoroidin başlıca nedenlerindendir.

Hemoroidin Belirtileri

Dışkılamadan sonra kanama görülmesi, makat çevresinde şişkinlik olması, ağrı, akıntı, kaşıntı, kabızlık hissi duymak ve basur memelerinin görülmesi de hemoroidin en belirgin belirtileridir.

Tedavi

Hemoroid (basur) tedavi edilmediği zaman beraberinde çok daha büyük sorunlara yol açabilecek küçümsenmeyecek bir rahatsızlıktır. Tedavi hastaya göre ve hastalığın geldiği aşamaya göre değişiklik gösterir.

Hemoroid tedavisinde;İlk dönemlerdeki hemoroidler için genelde, bitkisel medikal ürünler ve ilaç tedavileri kullanılır. Daha ileri hemoroidlerde infrared koagülasyon, lastik bant bağlanması, sklero terapi gibi yöntemler ve çok ilerlemiş hemoroidlerde çözüm olarak ameliyat yapılır.

Tedavi yöntemlerinden biri olarak saydığımız infrared koagülasyon ve bant uygulamaları, doktorun muayenehanesinde, narkozsuz olarak uygulanabilmektedir. Bu da hastanın gün boyunca alıkonulmadan günlük hayatına devam edebilmesi açısından bilhassa tercih edilebilir. Yine de unutulmamalıdır ki bu yöntemlerin hangisinin uygulanacağına, hastanın durumuna ve hemoroidin evresine göre doktor belirler.

Infrared koagülasyon dediğimiz hemoroid tedavisi lazer teknolojisinin tıbba kazandırdığı son yeniliklerdendir. Infrared koagulasyon’da lazer ışık grubundan, belirli bir süreli sıcak ışık göndererek genişlemiş halde olan hemoroidal damarların pıhtılaşması sağlanır.

Infrared kontakt koagülasyon adını verdiğimiz yöntemle dokuda meydana gelen pıhtılaşma elektrik akımı kullanılarak değil de infrared yani kızılötesi ışı kullanılarak yapılmaktadır. Bir kaç saniye gibi kısa bir süre de kanamalar durdurulabilmektedir ve yine bu yöntemle 1-3 saniyelik kısa girişimlerle 1. 2. ve hatta 3. dereceye ilerlemiş hemoroidler büyük oranla tedavi edilebilmektedir. Bu yöntemin avantajlarından bahsedecek olursak, ilk olarak işlemin son derece güvenli olduğundan bahsetmemiz gerekiyor. Hamile bayanlarda bile güvenle kullanılabilen bir yöntemdir. Koterizasyon işlemlerinde olduğu gibi elektriksel bir yakma yoktur. Bu da kalbin ve diğer dokuların elektriksel iletimini etkilememsi açısından son derece önemlidir. İşlemin doktor ve hasta açısından herhangi bir zorluğu bulunmuyor. İşlem sırasında hastanın narkoz kullanılarak uyutulması gerekmiyor çünkü işlem sırasında hasta acı çekmiyor, ağrı duymuyor. Cerrahi kesi atılmadığından dikiş de atılmasına gerek kalmıyor. On dakika gibi kısa sürede hastanın tüm işlemleri tamamlanmış oluyor.

Bu yöntemlerin dışında hemoroidin derecesine göre doktor gerek görürse ameliyat kararı verebilir. Hemoroid ameliyatları doktorların en sık yaptıkları ameliyatlardan olduğu için hastalar için korkacak bir durum söz konusu değildir.

 

 

16 total views, no views today

Kategori Bağırsak HastalıklarıYorumlar (0)

Böbrek Taşı Bitkisel Tedavi Maranki

Böbrek Taşı hastalığında görülen ağrı en sık rastlanan belirtidir. Böbrek ağrısının şiddeti bazı kişilerde belli belirsiz bir sızlama şeklinde görülürken bazılarında son derece şiddetli, kıvrandırıcı ve hastaneye yatmayı gerektirecek yoğunluğa kadar ulaşabilir.

Böbrek Taşı Ahmet Maranki Bitkisel Tedavi Yöntemleri

Ahmet Maranki böbrek taşı için bitkisel kürü:

Malzemeler :
3-4 adet kereviz sapı,
3-4 adet lahana yaprağı,
1 tutam maydanoz sapı,
1 su bardağı su.

Hazırlanışı :1 su bardağı kaynamakta olan suyun içerisine kereviz saplarını, lahana yaprağını ve maydanoz sapını koyduktan sonra 3 taşım kaynatınız.

Kullanımı:Akşamları yatmadan 1 saat önce 1 su bardağı içilir. 3 hafta süre ile uygulanması gereken kürün hiç bir yan etkisi yoktur ve herkes içebilir. Böbrek iltihaplarının dışında zayıflamaya ve kan yağlarını düşürmeye de yardımcı olur.

Uyarı : Her seferinde taze olarak hazırlanması gerekmektedir

Böbrek Taşı Bitkisel Tedavi Ahmet Maranki

Böbrek fonksiyonlarındaki bozukluklar için bitkisel öneriler:

Prof Dr. Ahmet Maranki böbreklerin fonksiyonunun bozulması çok mühim bir rahatsızlıktır sizleri ölüme götürebilir dedi. Ahmet Maranki, böbrek hastalıkları için adeta mucizeler yaratan bitkisel tedavi ve çözüm yöntemleri açıkladı.

* Zencefili, yemeklere ve salatalara rendeleyip, yanında yoğurt ile birlikte tüketin.
* Hibiskus, bitkisini çay gibi demlendirip, içine toz zencefil katarak, yudum yudum için.
* Maydonozu ve maydonoz saplarını demlendirip, her gece taze olarak, 2 bardak, yatmadan önce için.
* Aynı şekilde, kereviz ve lahana da suyu içilerek, kullanılabilir.

 

Taşın düşürülemediği durumlarda ise girişimsel tedavi yöntemleri tercih edilir. Bazı maden suları da idrar söktürücü özellikleri sayesinde böbrek taşını düşürmede yardımcı olabilir. Özellikle Erzurum’un Pasinler ilçesine 4 km. mesafede bulunan Serçeboğazı köyünün hemen girişinde yerden doğal olarak kaynayan mineralli doğal maden suyu kuvvetli bir diüretiktir ve günde 2 lt. içildiğinde kum ve taşları 2-3 gün içerisinde eritmektedir. Erzincan Böğert maden suyu da benzer özelliktedir. Bu maden sularında sodyum çok düşük miktardadır.

 

Böbrek Taşları Hakkında

Ağrı atakları taşın üreter içerisindeki hareketi ve buna bağlı spazmlara bağlıdır. Şiddetli ağrı atakları genellikle 20 -60 dakika arasında sürebilir. Böbrek ağrısı, taşın bulunduğu vücut tarafında olur. Ağrının yeri taşın yerine ve hareketine göre değişebilir. Böbrekte veya üst üreterdeki taş, kaburga ile kalça arasında yan (böğür) ağrısına sebebiyet verir. Alt üreterde ve mesaneye yakın taşlar karın alt kısmında veya cinsel organa doğru yayılan ağrıya yol açar.

Böbrek taşı hastalığında tek belirti ağrı değil. İdrarda kanama, bulantı, kusma, idrar yaparken acı-yanma, ve idrar sıkışıklığı hissi de hastalarda görülüyor. İlginç olarak belirti vermeyen böbrek taşlarına da rastlanıyor. Bu taşlar ancak kontrol sırasında ya da başka amaçla çekilmiş filmlerde tesadüfen saptanıyor.

Tedavi

Taş hastalığının başlangıç ve acil (akut) safhasında tüm hastalar için benzer tedavi uygulanır. Başlangıç safhada hastalara, taşın kendiliğinden düşmesi beklenirken, sadece ağrı kesiciler ve su içmesi önerilir. Ağrı kesici ve sıvı tedavisini ağız yoluyla alabilen hastalar evine gönderilerek ayaktan takip edilir. Ancak ağrı çok şiddetliyse ve hasta su içemiyorsa hastaneye yatırılması gerekebilir.
ESWL (Vücut dışından şok dalgalarıyla taş kırma)

Bir odaktan çıkan şok dalgaları taşın üzerine yönlendirilerek taş kırılır. X-ray ve ultrason ile odaklama yapan cihazlar mevcuttur. Kırılan taş parçaları idrar yoluyla vücuttan atılır. ESWL bütün taşlarda başarı sağlayamaz. Başarı taşın cinsine, sertliğine, büyüklüğüne ve idrar yolunda yerleştiği yere göre değişir. Tek bir seansta kırılabilen taşlar olabileceği gibi tekrarlayıcı seanslara da ihtiyaç duyulabilir.

ESWL seansı sırasında rahatsızlık hissi ve ağrı duyulabilir. Bu nedenle tedavi öncesi ağrı kesiciler kullanılır. İşlem sonrasında çoğunlukla hastanede kalmaya ihtiyaç olmaz.

Girişimsel tedaviye ihtiyaç duyulan hastaların çoğunluğunda uygulanabilen başlıca yöntemdir. Özellikle böbrek içinde ve üreterin üst tarafında yer alan taşlar için iyi bir tedavi şekli olarak kabul ediliyor. Buna karşın 2 cm’den büyük, sert, veya böbreği tümüyle dolduran taşlarda uygun bir yöntem değil. Bu yöntemde direkt olarak taşa yönlendirilen yüksek enerjili şok dalgası, cilt ve iç organlara zarar vermeden ilerleyerek taş yüzeyinde kırılma etkisi yapıyor. Bu şok dalga enerjisi ile taşlar küçük parçalara kırılarak idrar yolundan kolaylıkla atılması sağlanır.
Perkütan nefrolitotomi (PCNL)

Endoskopik böbrek taşı ameliyatında sırt bölgesinde böbrek hizasına 0,5 – 1 cm boyutunda bir kesi yapılır. Röntgen kontrolü altında böbreğe iki ucu açık ince bir tüp yerleştirilir. Bu tüpten yerleştirilen optik cihaz yardımıyla taş video sistemi ile monitörde görülür ve özel aletler yardımıyla çıkartılır. Perkütan ameliyatının en önemli üstünlüğü vücut dokularının normal yapısının korunmasıdır. Bunun sonucunda iyileşme süreci hızlıdır. Hastalar ameliyat sonrası dönemi açık ameliyata göre çok daha rahat geçirmektedir. Hastalar genellikle 2 – 3 günde taburcu edilerek günlük aktivitelerine hızla kavuşurlar. Bu, açık böbrek taş ameliyatı ile karşılaştırıldığında oldukça kısa bir süredir.

Özellikle böbreğin alt havuzcuklarına yerleşen taşlarda ve büyük boyutlu taşlarda ESWL’nin başarısı önemli ölçüde düşer. Bu durumlarda PCNL ameliyatı yüksek başarı sağlayan minimal invaziv girişimdir. Ameliyat işlemi sırasında taşı temizlemek için pnömotik litotripsi ve lazer litotripsi kullanılır. Bu teknolojiler yardımı ile en sert taşlar bile rahatlıkla kırılmaktadır. Bu teknikle tüm böbreği kaplayan ve koraliform taş olarak adlandırılan taşlara da müdahale edilebilinmektedir.

Ureterolitotripsi

Üreter taşları hem ESWL hem de üreterorenoskopi (URS) ile müdahale edilerek temizlenebilir. URS’de herhangi bir kesi yapılmaz. İdrar yolundan özel bir endoskopik alet gönderilerek taş üreterde görüntülenir ve temizlenir. Hastaların çoğu aynı gün evlerine dönüp bir gün sonrada normal yaşamalarına dönebilirler. Özellikle alt ve orta üreterdeki taşlarda başarı oranı yüksektir (%96 – %100 başarı). Üst üreter taşlarının tedavisinde ESWL genellikle ilk tercih edilen tedavi yöntemidir.

Ancak 1 cm’den büyük üreter taşlarında ESWL’nin başarı oranları düşmektedir. Genel kural olarak olarak 1 cm’den büyük üreter taşlarında ve 2 cm’den büyük böbrek taşlarında endokopik girişimler daha yararlı ve başarılı olmaktadır.

Üreteroskopi ile üreterin alt ve orta kısmında tıkanıklığa yol açan taşların çıkarılmasında kullanılır. Üreteroskopik girişimde, çok ince bir teleskopik alet ile idrar borusundan ve mesaneden geçilerek üreterin içerisine giriliyor. Bu ince ve esnek endoskop ile üreter içerisinde ilerleyerek tıkanıklığa yol açan taşa ulaşılarak taş çıkartılır.

İlk taş olayından bir yıl sonra hastalar ultrason ve direkt film ile kontrol edilir. Bu dönemde yeniden taş hastalığı yaşamamak için hastaların özellikle sıvı alımına dikkat etmesi gerekir.

19 total views, no views today

Kategori Bağırsak HastalıklarıYorumlar (0)

Böbrek Taşı Bitkisel Tedavisi

Böbrekler vücudumuzun filtre sistemi olarak çalışırlar. Kan sürekli olarak böbreklerden süzülürken yararlı maddeler emilir, istenmeyen maddeler ise idrarla dışarı atılır. İdrar çok yoğun ise böbrek taşı oluşma riski artar. Yoğun idrar içerisinde atılan tuzlar ve mineraller böbreklerin iç yüzeyinde tübül denilen ünitelerde zamanla taşa dönüşecek kristaller halinde çökeltiler oluştururlar. Zamanla bu kristaller birleşerek taş haline gelir. Halk arasındaki inanışın tersine yiyecekleri yıkamadan “kumlu” yemekle veya incir ve armut gibi tanecikli meyvaları tüketmekle taş oluşmaz.

Böbrek Taşı Bitkisel Tedavisi İçin Kullanılan Şifalı Bitkiler

Bu tedavide kullanılan 2 bitki vardır birini kapsül formatında diğerini ise suyunu içerek kullanabilirsiniz.

1-Karahindiba Kapsül:
* Karahindiba
* Karahindiba Ekstratı

Karahindiba Bitkisel Kapsül Kullanım Şekli: Yetişkinler için bol su ile günde 2 defa 1 er kapsül alınması tavsiye edilir.Bu şekilde30-45 gün düzenli kullanılır

Bitkisi Hakkında:Besleyici değeri oldukça yüksek olan Karahindiba, % 5′e varan yüksek bir oranda potasyum içermesinden dolayı, en iyi doğal potasyum kaynaklarından biridir. A vitamini, C vitamini ve nikotinik asit ile kalsiyum ve türlü mineraller yönünden de zengindir. Ayrıca, torexacin, retinol, levulin, inulin gibi bileşikler içerir.

2-Gilaburu Nektarı

Kullanımı:Nektarını sabah ve akşam iki su bardağı olmak üzere, yemekten yarım saat önce veya yemekten 1.5 – 2 saat sonra tüketmeniz tavsiye edilir.Böbrek taşı ve prostat tedavisi için Günde 700 gr Gilaboru meyvesi kullanmanız tavsiye edilir.Aspirine alerjisi olanlarda alerjik tepkilere yol açabilir, Bunun dışında bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur

Böbrek Taşı  Tedavisi

Böbrek Taşı Nedir

Böbrek taşı, tıpta “nephrolithiasis” ya da, “urolithiasis” olarak bilinen, böbreklerde biriken sert madensel maddelere verilen addır.

Kalsiyum oksalat, veya ürik asit gibi maddeler idrar içerisinde normalde beklenenden daha yüksek yoğunlukta bulunursa böbrek taşı oluşur. Bu maddeler kristaller halinde böbrekte çökelebilir ve zaman içerisinde büyüyerek böbrek taşını meydana getirir. Taşlar yer değiştirerek veya idrar kanallarından aşağıya doğru hareket ederek vücuttan atılabilir. Ancak idrar kanalının herhangi bir düzeyinde takılarak idrar akışına engel oluşturan taşlar genellikle korkulan, şiddetli tipik böbrek ağrısına yol açar.

Nedenleri

Bazı hastalıklar ve alışkanlıklar bir kişide böbrek taşı oluşum riskini tetikler. Özellikle yaşamında daha önce kalsiyum taşı olan bir hastanın tekrar taş hastalığına sahip olma riski daha yüksektir. Geçmişte taş hastalığı olan hastalarda ikinci kez taş oluşma olasılığı bir yıl içerisinde %15, 10 yıl içerisinde % 80 dir.

Gut hastalarında ve idrarında yüksek ürik asit bulunanlarda böbrek taşı riski fazladır. Ayrıca kristallerin oluşumuna yol açan bazı ilaçlar taş hastalığı riskini artırır. Sık veya sürekli ishal durumunda, ya da sıvı kaybı sonucu yoğun, asidik idrar çıkaran kişilerde böbrek taşı gelişebilir.
Staghorn Kidney Stone 08779.jpg

Taşı oluşturan kesin neden bilinmemekle beraber risk faktörleri şunlardır:

İdrar yolu enfeksiyonu
Böbrekteki yapısal bozukluklar
Böbrek hastalığı olanlar (renal tübüler asidoz, kistik böbrek hastalığı…)
Beslenme alışkanlıkları
Yetersiz sıvı alımı
Sıcak iklim kuşağında yaşamak
Hiperkalsiüri, sistinüri, hiperokzalüri, hiperürikozüri
Bazı ilaçlar (asetazolamide, anti viral ilaçlar….)
Bazı bağırsak hastalıkları (inflamatuar bağırsak hastalığı…)
Genetik faktörler
Geçirilmiş bağırsak ameliyatları (jejono ileal by-pass)
Metabolik hastalıklar (örn. hiperparatiroidizm, gut hastalığı…)

Tedavi

Kalsiyum ve ürik asit taşları için ilaç kullanılabilir. Çok etkin olmamakla birlikte idrarın alkali veya asit olmasına dayanır. Allopürinol idrarda kalsiyum ve ürik asit miktarını azaltır. Sitrat ve magnezyum alımı taş oluşumunu engeller. Bazı barsak hastalıklarınıda kalsiyum fazla emilir, bunu önleyen ilaçlar kullanılır (selüloz fosfat). İdrar yolu enfeksiyonları taşa neden olabilir. Bu nedenle antibiyotik tedavisi yapılır.

Öncelikle ESWL (Vücut dışından taşların ses dalgaları ile kırılarak tedavisi) En rahat, kolay, en zararsız tedavi yöntemidir. Bugün taşların %90-95′i bu yöntemle tedavi edilmektedir. 1,5 cm.’den büyük çaplı taşlarda kırılmadan önce böbrek içine silikondan yapılmış tüpler (kateter) takılır. Bu sayede taş kırıldığında kanallar tıkanmaz ve kolayca çıkar.Endoskopik yolla; İdrar kanallarının içine optik aletler ile girilerek taşlar basket aletleri sepetinin içine alınarak çıkarılır ve idrar kanalı içinde taşlar ultrasonik ve lazer problar ile kırılarak yok edilebilir.Çok büyük taşlarda (3,5cm.’den daha büyük çaplı taş) cerrahi yöntem uygulanmaktadır.

Taş kırma aletleri;

Elektrohidrolik
Piezoelektrik
Elektromanyetik

olmak üzere 3 değişik yapıdadır. Cihazların hepsinin ortak özelliği ses dalgaları üreterek taş üzerine yönlendirip taşın küçük parçacıklar halinde idarar yollarından atılması esasına dayanır. Merkezimizde en etkin ve en zararsız cihaz olan elktrohidrolik cihaz kullanılmaktadır. Bugün kırılabilecek böbrek taşlarının tedavi başarı şansımız %90-95 arasındadır. Yaklaşık tedavi 1 ila 5 seans sürebilir. Her seans 30 dakika vakit alır. İki günde bir, hasta tedavi için çağrılır. Taşların %70′i ilk seansta kırılır. Ancak büyük ve sert taşlarda seans sayısı arttırılabilir. Ortalama bir taşın tedavisi 7 gün ila 45 arasında değişir. Bu, taşın sertliği ve büyüklüğü ile orantılıdır.

Tedavi sonrasında hastada idrar kanlı gelebilir. Hasta idararını bir kapta toplar, tülbentten süzer ve taşları toplar. Taş düşme sırasında oluşabilecek ağrılar ilaç tedavisi ile giderilebilir.

 

 

 

16 total views, no views today

Kategori Bağırsak HastalıklarıYorumlar (0)

Kasık Fıtığı Bitkisel Tedavisi

Kasık Fıtığı Karın  içi  organlarının  karın  duvarındaki  doğal  açıklıklardan  yada   zayıf  bölgelerden  dışarı  doğru  yer  değiştirmesidir.Doğumsal zayıf bir noktadan kaynaklandığı gibi  bazı hastalarda ise karın içi basıncını artıran ağır kaldırma, sürekli  kabızlık hali , öksürük, ıkınma, idrar zorluğu gibi durumlarda oluşur.

Karın duvarında gözle görülebilen ve elle hissedilen bu şişliği yapan iç organlar, hatta sıklıkla bağırsaklardır.

Kasık Fıtığı Bitkisel Tedavi Yöntemleri

Kasık Fıtığı İçin Kullanabileceğiniz bir bitkisel tedavi yöntemi malesef bulunamamaktadır;çözümü tamamamen cerrahi müdehale ile yapılmaktadır.

Bir organın, genellikle peritonun oluşturduğu bir kese içerisinde, karın duvarındaki zayıf bir bölgeden dışarıya doğru fırlamasına fıtık, tıp dilinde herni (Hernia) denir. Fıtık çok kere doğuştan var olan bir ortamda gelişir. Karın içi basıncını arttıran bütün hastalıklarda (boğmaca, kronik öksürük, gebelik vb.), kabızlık esnasında fazla ıkınma veya ağır bir yükün kaldırılması gibi nedenlerle fıtığın meydana gelmesi olasıdır. En sık görülen fıtıklar,% 73 oranında kasık fıtığı (inguinal hernia), %17 uyluk fıtığı (femoral hernia), % 8,5 göbek fıtığı (umbilical hernia) ve diğer fıtıklardır.Fıtık muayenesi ayakta yapılır ve hasta öksürtülür. Böylece fıtığın dışarı çıkıp çıkmadığı anlaşılır. Erkek çocuklarının torbalarının şişmesi, fıtık olasılığını ya da hidrosel, orşit gibi hastalıkları düşündürür

Bazı fıtıklar, hasta yattığı zaman kendi kendine içeri girebileceği gibi, hasta veya doktoru tarafından da içeriye itilebilir. Bu esnada eğer kese içindeki organ bağırsak ise gürültülü bir ses duyulur ve bağırsağın başlangıç kısmı son bölümüne göre daha zor içeriye girer. Reddedilmeyen fıtıklar günün birinde sıkışıp boğulabilir ve kan dolaşımı bozulması nedeniyle bağırsakta kangren başlayabilir. Bu gibi fıtık boğulmalarında o bölgede birden başlayan ağrı, daha sonra bütün karna yayılır. Bağırsağın tıkanmasıyla fışkırır biçimde kusma görülür. Fıtık gergin ve çok ağrılıdır.

Bağırsağın beslenmesi bozulup da yara ve kangren olamaya başlayınca ağrı da yavaşlar. Bağırsak felç olduğundan bağırsak hareketleri de durur. Bu yüzden fıtığı olan kimselerde karında başlayan ağrının kendiliğinden geçmesini kötü bir belirti saymalı, hemen bir operatöre baş vurarak gerektiğinde derhal ameliyat olmalıdır. Ameliyatla fıtık kesesinin çıkarılması ve zayıf bölgenin dikilmesi (Herniorraphi) için birçok değişik yöntemler uygulanmaktadır. Bu operasyonlardan sonra fıtık aynı yerde tekrar görülebilir, yani hastalık tekrarlayabilir. Bu gibi ikinci kez yapılan operasyonlarda veya karın cidarlarının çok zayıf olduğu durumlarda fıtık tamiri için mersilen denilen sentetik plakalar kullanılır.

Kasık Fıtığı Tedavisi

Tedavi

Önerilen girişimin adı İnguinal herni operasyonudur. tedavinin uygulanış biçimi:
1) Açık onarımlar: Uzun yıllardan beri açık onarım kasık fıtıklarında altın standart olmuştur. Birçokfarklı yöntem olsa da son yıllarda en etkili bulunan yöntem gerginliksiz yamalı onarımlardır. Bu ameliyat lokal anestezi veya hafif sakinleştirme ile yapılabilir. Açık onarımlarda ağrı bir miktar daha fazla hissedilmektedir

2) Videoskopik (Laparoskpik) Onarımlar: Son 15 yılda giderek yaygınlaşan bir ameliyat
yöntemidir. Başlangıçta her türlü kasık fıtığında kullanımı önerilmişse de günümüzde tekrarlamış (nüks) veya iki taraflı fıtıklarda önerilmektedir. Açık yönteme göre avantajı, ameliyat sonrası ağrınındaha az olması ve tam aktiviteye daha kısa sürede dönülmesidir.

Önerilen girişimin tedavinin beklenen yararları

Estetik ve olabilecek ciddi sağlık sorunlarından korumak amacıyla yapılır.

Önerilen girişimintedavinin sıklıkla karşılaşılan ciddi riskleri

Akciğer enfeksiyonu riskini artırabilecek, akciğerde küçük bir bölgede sönme olabilir. Bu da fizyoterapi ve antibiyotik ihtiyacı doğurabilir. Bacaklarda ağrı ve şişmeye sebep olan pıhtı oluşabilir. Nadir olarak bu pıhtıdan pürüzler kopabilir ve akciğere giderek ölümcül sonuçlar doğurabilir.Kalbe yüklenme ya da inmeye bağlı olarak bir kalp krizi gelişebilir. Prosedüre bağlı ölüm olabilir. Mesane sfinkterinin spazmına bağlı ameliyattan sonra idrar akışında problem Erkek hastalarda testis ve scrotumda şişme olabilir. Ayrıca penis yaralanabilir. Testiste sperm üretimi durabilir ya da testis küçülebilir.Testisten prostata sperm taşıyan kanal
zarar görebilir, bunun sonucunda kısmi cerrahi uygulanarak üreyebilirlik azalabilir
Kasık bölgesindeki küçük sinirlerden biri kesilebilir veya dikişle bağlanabilir ya da kasıkta uzun dönem yanma ve ağrıya sebep olabilen bir skar oluşabilir.Ameliyat sonrası skrotumda testisin konumu biraz daha yukarda yerleşmiş olabilir.Yara mikrop kapabilir
Cerrahi sonrası yara içine kanama olabilir. Bunun sonunda şişme, tahriş, renk değişikliği
görülebilir.
Yapışıklıklar (yara dokusu bantları) oluşabilir ve bu barsakta tıkanıklığa sebep olabilir.
Fıtık tekrar oluşabilir ve tamiri için daha ileri bir tetkik gerekebilir
Yara izi kalınlaşabilir ve ağrı verebilir. Bu kalıcı ve iz bırakıcı olabilir.Şişman hastalarda yara enfeksiyonu, akciğer enfeksiyonu ve kalp ve akciğer komplikasyonları ve tromboz (pıhtı) gelişimi riskleri artmıştır

Sigara içenlerde risk artmıştır, yara enfeksiyonu, akciğer enfeksiyonu, akciğer ve kalp komplikasyonları ve pıhtı gelişimi riskleri artmıştır.Herni tamirine bağlı ölüm çok nadirdir. Fıtık cerrahi olarak tedavi edilir ve diğer tedavi metotları önerilmez

Tedaviyi Erteleme
Fıtık, kendisi bir sağlık sorunu olduğu gibi, tedavide gecikilmesi halinde farklı sağlık sorunlarının nedeni de olabilir. Eğer zamanında tedavi edilmezse bağırsak tıkanıklığı ya da fıtık boğulması gibi ciddi sorunlar gelişebilir. Bağırsak tıkanıklığı; bağırsağın fıtık kesesinin içine girmesiyle oluşur. Hastada kusma ve karın şişkinliği olur.Fıtık boğulması; fıtık kesesinin içine karın iç organları, özellikle bağırsak girer. Eğer fıtık halkası dar ise bağırsak karın içine geri dönemez, zaman geçtikce fıtık kesesinin içindeki bağırsaklar şişer, kanlanması bozulur ve kangren gelişir. Hayatı tehlike oluşur ve acilen ameliyatla kangren olan bağırsağın alınması gerekir

Fıtık, kendisi bir sağlık sorunu olduğu gibi, tedavide gecikilmesi halinde farklı sağlık sorunlarının nedeni de olabilir. Eğer zamanında tedavi edilmezse bağırsak tıkanıklığı ya da fıtık boğulması gibi ciddi sorunlar gelişebilir. Bağırsak tıkanıklığı; bağırsağın fıtık kesesinin içine girmesiyle oluşur. Hastada kusma ve karın şişkinliği olur. Fıtık boğulması; fıtık kesesinin içine karın iç organları, özellikle bağırsak girer. Eğer fıtık halkası dar ise bağırsak karın içine geri dönemez, zaman geçtikce fıtık kesesinin içindeki bağırsaklar şişer, kanlanması bozulur ve kangren gelişir. Hayatı tehlike oluşur ve acilen ameliyatla kangren olan bağırsağın alınması gerekir. Önerilen girişimin tedavinin ardından hastanede tahmini kalış süresi 1 gündür.

 

 

 

17 total views, no views today

Kategori Bağırsak HastalıklarıYorumlar (0)

Onikiparmak Bağırsağı Ülseri Bitkisel Tedavisi

Onikiparmak Bağırsağı Ülseri (Ulcus duodeni):

İncebağırsağın 25 santimetre kadar olan ilk bölümüne onikiparmak bağırsağı denir. C harfi görünümündedir. Onikiparmak bağırsağında meydana gelen ülsere tıp dilinde duodenum ülseri denir. Tedavi eidlmeyen gastrit, fazla asit, sinir bozukluğu, düzensiz hayat, gürültü, fazla miktarda sigara, çay, kahve ve alkol kullanmak, safra kesesi veya karaciğer yetersizliği, kalp hastalıkları, hormon dengesizliği, dengeli bir şekilde beslenememe, çok sıcak veya çok soğuk yiyecekler, haddinden fazla et, hamur işleri veya baharatlı yiyecekler ve bazı ilaçlar; onikiparmak bağırsağında ülserin meydana gelmesine yardımcı olur. Hasta, mide ekşimesi ve ağzına ekşi su gelmesinden şikayet eder. Ayrıca dili paslı, rengi solgundur, baş dönmesi ve fazla terleme de görülür. Midesinin üstüne basılınca, ağrı hisseder. Yemeklerden sonra da göğse doğru yayılan bir ağrı belirir. Bu belirtiler, ilk bahar ve sonbahar aylarında daha da artar. Tedavi için yapılacak ilk iş, hastalığı doğuran nedenleri ortadan kaldırmak, yemekleri az, fakat sık sık yemek, istirahat etmek ve üzüntüden uzak yaşamaya gayret etmektir.

Yüksek oranda asit içeren mide salgıları onikiparmakbağırsağına aktığında, bağırsak duvarlarında oluşan tahrişler veya iltihaplanmalar zamanla ülsere dönüşebilir.

Mide kapakçığından fazla miktarda mide asidinin onikiparmakbağırsağına akışının çeşitli nedenleri olabilir. En önde gelen nedenler ise, kapakçığın çalışma ritmini bozan, stres ve gerginliklerdir.

İş hayatında yaşanan rekabet ortamı, stres ve gerginlikler göz önüne alındığında, yine de pek az kişinin onikiparmakbağırsağı ülserinden rahatsız oluşu şaşırtıcı bir durumdur.

Bitkilerle Tedavi:

  • Kudret narı meyvesi olgunlaşınca ezilir ve bir kavanoza konur. Bir gün bekledikten sonra altta biriken, hafif bulanık suyu ve nar çekirdekleri eklenir. Kavanoz üzeri iyice örtülecek şekilde zeytinyağı ile doldurulur. Ağzı kapalı bir şekilde güneşte bekletilir, (ilacın kalitesi, güneşte beklediği oranda artar.) Daha sonra zeytinyağının fazlası alınır, sabah ve akşam, yemeklerden yarım saat önce, birer çay kaşığı yenir.
  • Midesi hassas kimseler için, kudret narmdaki zeytinyağı süzülür. Kalan kısım aynı miktarda balla karıştırılarak yukarıdaki oranlarda yenir. Hastanın gaz şikayeti varsa, ballı veya zeytinyağlı karışımın içine birer kaşık çörek otu yağı ilave edilir.
  • Şifalı bitki tedavisi, beslenmede değişiklikler ve hastalığa yol açan nedenlerle ilgilenmek; yani genelde karşılaşılan stres ve gerginlik yaratan nedenlerden kaçınmaya çalışmak.
  • Şifalı bitkilerle tedavinin değişik etkileyiş biçimleri vardır. Ülserin ve ülseri çevreleyen dokunun tahrişlerden korunabilmesi için, mukoza koruyucu özellikleri içeren ilaçlar gerekir. Ama bu mukoza koruyucu ilaçların aynı zamanda yara iyileştirici özelliğe sahip olmaları daha da iyi olacaktır.
  • Hatmi kökü ve karakafesotu yaprağı bu özelliklere sahiptirler. Mukoza koruyucu ve yatıştırıcı olarak keten tohumu, bağırsak hücrelerinin tedavisini destekler. Meşe kabuğu veya ceviz yaprağı, bağırsak mukozasını sıkıştırır, güçlendirir ve iltihaplardan arındırır.
  • İnce bağırsak ülserine genellikle bedensel bir güçsüzlük ve hareketliliğin azalması da eşlik eder, çünkü ülserden kaynaklanan zehirli maddeler kana veya lenf sıvısına karışabilir. Bu olasılığa karşılık da, kan temizleyici ve lenf sistemini güçlendirici ilaçlar, örneğin yoğurtotu ve echinacea kullanılmalıdır(ülkemizde tanınmayan echinacea kökü yerine, standart echinacea preparatları eczanelerden temin edilebilir ve kullanılması çok değerli katkılar sağlayacaktır).
  • Keten tohumu (Lini semen): Kullanılmadan hemen önce dövülmüş veya öğütülmüş 3 yemek kaşığı keten tohumu akşamdan 500 ml soğuk suya konur, sabah ince elekten geçirilir, mikrop kalmaması için kaynayana kadar ısıtılır, termosa doldurulup gün boyu yudumlanır ( Öğütülmüş olarak satılan keten tohumu almayınız, kanser yapabilir.).
  • Meyan kökü ( Liquiritiae radix): İnce kıyılmış yarım çay kaşığı meyan kökü fincana konur, üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, 10 dakika demlenir, süzülür. Çayı taze hazırlanarak günde 3-5 defa içilebilir.
  • Papatya çiçeği ( Matricariae flos): Kıyılmış 1 yemek kaşığı çiçek fincana konur, üzerine 150 ml kaynar su ilave edilir, ağzı kapalı olarak 10 dakika demlenir, süzülür. Çayı taze hazırlanarak günde 3-4 defa içilebilir.

17 total views, no views today

Kategori Bağırsak HastalıklarıYorumlar (0)

Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12

Bitkisel Tedavileri Hakkında

Sitemizde Yer Alan Bilgiler bilimsel veri niteliğinde değildir.Bu nedenle uygulamadan önce doktorunuzla yada bir sağlık uzmanı ile görüşmeniz önerilir.Bitkisel kür yada önerilerle ilgili uygulamalar hakkında sitemiz bir sorumluluk kabul etmez. Site Haritası için tıklayınız Sitemiz Kullanan Kişiler İçin Uyguladığımız Gizlilik Politikaları

İlgili Linkler